2 Eylül 2014 Salı 14:30
Köşe Yazarımız Olmak İster misiniz? Başvurmak için tıklayın.
Fikrini Söyle: Kapadokya.

Nevşehir Coğrafyası

Nevşehir, İç Anadolu Bölgesi’nde 38 19′ ve 39 24′ enlemleri ile 34 15′ ve 35 15′ Doğu boylamları arasında bulunmaktadır. Konya Kapalı Havzası’ndaki Derinkuyu İlçesi dışında, ilin tamamı Orta Kızılırmak Havzası’nda yer almaktadır. Konum itibariyle Türkiye’nin tam ortasında bulunan Nevşehir, 5467 km² yüzölçümüyle ülke topraklarının binde 7’sini kaplamaktadır. Nevşehir, Erciyes (3916 m) ile Hasan Dağı (3258 m) arasındaki volkanik bölge içinde yer almaktadır.

Kızılırmak’ın İç Anadolu Bölgesi’nde yaptığı büyük büklümün güney ve kuzeyini içerisine alan, büyük küçük birçok eski yanardağın lavlarının birikmesi ile meydana gelmiş, oldukça geniş bir plato dikkati çekmektedir. Bu plato, Kızılırmak’ın etkisi ile doğu-batı istikametlerinde derinliğine oyulmuş, ayrıca Kızılırmak’a dökülen irili ufaklı küçük derelerin Kuzey-Güney istikametinde oyarak meydana getirdiği vadi ile ikiye ayrılmıştır. Kızılırmak vadisinin güney yamacına kurulmuş olan il merkezinin rakımı 1150 metredir.

İl alanı, doğudan Kayseri’nin Yeşilhisar, İncesu ve Merkez, Kuzeydoğudan Yozgat’ın Boğazlıyan ve Şefaatli, Güney, Güneybatı ve batıdan Niğde, Aksaray Merkez ve Ortaköy ilçesi ile çevrilidir. Yüzey şekilleri bakımından ilin doğusunda Hadul Dağı ve uzantıları, kuzeyinde Delice Irmak Vadisi, güney, güneybatısında Erdaş Dağı ve uzantıları bulunmaktadır. Kullanım açısından %97 si tarıma elverişli olan il topraklarının yeryüzü şekillerine göre dağılımına bakıldığında, platoların ağırlıkta olduğu (%57) görülmektedir. Bunu ovalar (%25) ve dağlar (%19) izlemektedir.

Jeolojik Yapı:

Kapadokya bölgesindeki Erciyes, Hasandağı, Melendiz ve Güllüdağ jeolojik devirlerde aktif birer volkan durumundaydı. Volkanların püskürmeleri, Üst Miyosen’de (10 milyon yıl önce) başlayıp Holosen’e (günümüze) kadar sürmüştür. Neojen gölleri altındaki yanardağlardan çıkan lavlar, platoda göller ve akarsular üzerinde 100-150 metre kalınlığında, farklı sertlikte bir tüf tabakakası meydana getirmiştir. Bu tabakanın yapısında tüfün dışında tüffit, ignimbrit tüf, lahar, volkan külü, kil, kumtaşı, marn, aglomera ve bazalt gibi jeolojik kayaçlar da bulunmaktadır.

Ana kayalardan püsküren maddelerle şekillenen plato, şiddeti daha küçük volkanların püskürmeleriyle sürekli değişime uğramıştır. Üst polisenden başlayarak, başta Kızılırmak olmak üzere akarsu ve göllerin bu tüf tabakasını aşmaları nedeniyle bölge bugünkü halini almıştır. Nevşehir ili alanında hâkim olan jeolojik yapı neojendir. Bunun dışında Kızılırmak’ın güney bölgesinin jeolojik yapısını bazalt ve mezozoik tabakalar, ırmağın kuzey bölgesini oligomiyosen, eosenflis, metamorfik seri ve granit tabakalar oluşturur.

“Peribacası” diye adlandırılan oluşumlar, vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla ortaya çıkmıştır. Sel sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve kopmasına neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemenin derin bir şekilde oyulmasıyla yamaç gerilemiş, böylece üst kısımlarda bulunan şapka sayesinde aşınmadan korunan kronik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır. Daha çok Ürgüp civarında bulunan şapkalı peribacaları, konik gövdelidir ve tepe bölümlerinde bir kaya bloğu yer almaktadır. Gövde tüf, tüffit ve volkan külünden ibaret bir kayaçtan, şapka kısmı ise lahar ve ignimbrit gibi sert kayaçlardan oluşmaktadır. Yani şapka, gövdeye oranla daha dayanıklı bir kaya türüdür. Bu, peribacasının oluşumunun ilk şartıdır. Şapkadaki kayanın direncine bağlı olarak peribacaları uzun veya kısa ömürlü olabilmektedir.

Kapadokya’da erozyonun meydana getirdiği diğer peribacası tipleri ise, konili, mantar biçimli, sütunlu ve sivri peribacalarıdır. Peribacaları en yoğun biçimde Ürgüp-Uçhisar-Avanos üçgeni arasında kalan vadilerde ve Ürgüp-Şahinefendi arasındaki bölgede görülmüktedir. Peribacalarının dışında, vadi yamaçlarında yağmur sularının oluşturduğu ilginç kıvrımlar bölgeye ayrı bir özellikler katmaktadır. Bazı yamaçlarda görülen renk çeşitliliği, l av tabakalarının ısı farkından kaynaklanmaktadır. Bu oluşumlar, Uçhisar, Çavuşin-Güllüdere, Göreme, Meskendir, Ortahisar Kızılçukur ve Pancarlıkta görülmektedir. Deprem durumu açısından Nevşehir 3.derecede tehlikeli deprem bölgesinde bulunmaktadır. Kırşehir ve Kayseri gibi bölgesel deprem sahalarının tesirinde kalabilir.

Dağlar:

Nevşehir’de dağların oluşumu III. Jeolojik zamana rastlar. Alp kıvrımlaşması sırasında Kuzey Anadolu ve Güney Anadolu dağları şekillenirken ortaya çıkan sıkışmalara Orta Anadolu’da yükselme ve çökmeler meydana gelmiştir. Çöken kesimde yer alan Nevşehir toprakları, III. Jeolojik zamanda göl suları altında kalmıştır. Daha sonra yörede yoğun volkanik ve tektonik hareketler olmuş, il alanının önemli bir bölümü lav ve tüflerle kaplanırken diğer yandan yeni kırılmalar ve püskürtmelerle dağlar şekillenmiştir. İldeki başlıca dağlar aşağıda sıralanmıştır.

Erdaş Dağı: 1982 m.yüksekliğindeki bu dağ ilin en yüksek noktasıdır. Nevşehir’in güneybatısındaki bu dağ, Niğde topraklarında geniş ve yüksek kütleler oluşturan Melendiz ve Hasan Dağı eteklerine kadar uzanan Kızılırmak Platosu üzerindedir. Bir yanardağ olan Erdaş kütlesi, genellikle %20′nin üzerinde bir eğime sahiptir. Dağ, iklim bakımından sert, toprak bakımından da sığ olduğu için çıplak bir görünüme sahiptir.

Hodul Dağı: En yüksek noktası 1949 m. olan bu dağ sırası, ilin doğusunda yer alır. Derinkuyu ilçesinin doğusundan başlayan sıra, daralıp genişleyerek doğu ve kuzeydoğu yönünde uzanır. Kızılırmak’a karışan akarsuların açtığı vadilerle derin bir biçimde parçalanan dağ, volkanik bir yapıya sahiptir. Erciyes yanardağının püskürttüğü lav ve tüflerin birikmesiyle meydana gelmiştir. Aynı zamanda Nevşehir-Kayseri sınırını çizen Hodul Dağı, akarsu vadileri ve çöküntü alanlarının yakınınında %20′nin üzerinde eğimli yamaçlara dönüşmektedir. Genekli bitki örtüsünden yoksun olan dağın eteklerine doğru bozkır ardıç, meşe, alıç, ahlat gibi ağaç türleri ile bazı otsu bitkilere rastlanmaktadır.

Kızıldağ: İlin kuzeyinde Kozaklı yöresi ile Kızılırmak Vadisi’ni birbirinden ayıracak şekilde doğu-batı yönünde uzanan bu dağ 1,768 m yüksekliğindedir. Doğal Örtüsü bozkır bitkilerinden oluşmaktadır.

Hırka Dağı: Yüksekliği 1,683 m.olan bu dağ, ilin kuzeyinde Gülşehir ile Hacıbektaş arasında yükselmekte ve doğu-batı yönünde Kızılırmak Vadisi’ne paralel olarak uzanmaktadır. Zirvesi çıplak ve kayalık olan dağın eteklerinde bozkır bitkileri, kuzey yamaçlarında ise meşe ormanları görülmüktedir.

Oylu Dağı: Nevşehir’in doğusunda kalan Oylu dağı, 1,642 m.yüksekliğindedir. Uzun yıllar eğimi az olan yamaçlarında ve üzerindeki düzlüklerde tarım yapılmıştır. Bitki örtüsü, bozkır bitkileri
yanında meşe, ardıç, alıç, ahlat gibi ağaçlardan oluşmaktadır.

Kermil Dağı: Nevşehir’in doğusunda, Ürgüp yolu kenarındadır. En yüksek noktası 1,486 m ile Beşik Kaya ve 1,516 m.ile Çıplak Tepe’dir. Genellikle bitki örtüsünden yoksundur ve tüf tabakası açığa çıkmaya başlamıştır.

Uçhisar(Akdere) Dağı: Kermil Dağı’nın güneybatısında aynı silsile üzerinde yer almaktadır. Bitki örtüsünden tümüyle yoksun olan dağ 1,543 m.yükseliğindedir.

Topuz Dağı: Ürgüp’ün doğusundan başlayarak bir sıra halinde Hodul Dağı’na kadar uzanır. Orlama Yüksekliği 1,600 m.olan dağ, birçok tepeden meydana gelmektedir. Üzerinde yer yer meşe toplulukları yanında ahlat, alıç, ardıç gibi ağaç türleri ile bozkır bitkileri bulunmaktadır.

Ziyaret (İdiş) Dağı: En yüksek noktası 1,581 m.olan dağ, ortalama %50 eğime sahiptir. İlin kuzeydoğusunda yükselen bu dağ silsilesinin güney ve doğu kenarı Kızılırmak’a dayanır. Ziyaret dağı genel itibariyle bitki örtüsünden yoksundur. Kuzey yamaçlarında meşe topluluklarına rastlanmaktadır. Son yıllarda gerçekleştirilen ağaçlandırmalarla bitki örtüsü bir ölçüde zenginleşmiştir.

Bu dağların yanı sıra, ilin genel yapısına uygun “kepez” diye tabir edilen, volkanik hareketler sonucu oluşmuş düz tepeler vardır. Akkepez, Karakepez, Ortakepez, Bucakkepez bunların başlıcaları olarak sayılabilir.

Akarsular:

Nevşehir ili, jeolojik yapısı nedeniyle akarsu bakımından fakirdir. Akarsular faydalanılmaya imkân vermeyecek ölçüde derinden akmaktadır. İlin belli başlı akarsuyu Kızılırmak‘tır. Kızılırmak, Nevşehir volkanik kütlesi önünden kuzeybatıya doğru yön değiştirerek akan tek akarsudur. Uzunluğu 1,355 km‘dir. İki tarafında yükselen biri volkanik, diğeri strüktürel yaylalar arasında serilen geniş ve çıplak bir vadinin içinden akmaktadır. Arazi yapısı nedeniyle bu yörede çok su kaybetmektedir. Buna karşılık akışını etkileyecek ve onu besleyebilecek bir kol almamaktadır. Değişik topraklı yerlerden geçtiği için daima bulanık bir suya sahiptir. Derinden akması dolayısıyla sulama işlerinde pek kullanılmamaktadır.

Barajlar ve göller:

İldeki baraj göletler, Avanos, Gülşehir, Hacıbektaş ve Kozaklı ilçelerinde bulunmaktadır. Yalıntaş Göleti 10,000,000 metreküplük su toplama havzasıyla yüksek kapasiteli bir gölettir. Kaynağını Gökçetoprak Çayı’ndan alan gölet Gülşehir ilçesi sınırları içerisindedir. Diğer göletlerin kapasitesi 2,500,000 metreküpten küçüktür. Bölgede henüz tamamlanmamış 4 baraj bulunmaktadır. Ayhanlar, Doyduk, Tatlarin ve Damsa Barajları. Su kapasitesi en fazla olan 39,500,000 metreküp ile Avanos’daki Ayhanlar Barajı’dır.

Toprak Yapısı:

Nevşehir toprakları volkanik tüflerden meydana gelmiştir. Dolayısıyla geçirgen bir nitelik taşımaktadır. Tarım topraklarının %85′i tınlı,%9′u killi-tınlı,%2’si killi ve %4′ü kumlu yapıya sahiptir. Kozaklı, Gülşehir’in batısı, Derinkuyu ve çevresi, Avanos’un kuzeyi her türlü tarıma uygun 1,2,3.sınıf arazileri içermektedir. Ürgüp ve çevresi ile il merkezinin büyük bir kısmında 6.sınıf topraklar vardır. Bu topraklar tarıma elverişli olmadığı için bu alanlarda ancak vadi içerisinde ekim yapılabilmektedir.
 

Yeraltı Kaynakları:

Nevşehir’de ekonomik bakımdan önem taşıyan yeraltı kaynakları, linyit, perlit, tuz ve oniks yataklarıdır. Gülşehir’in Arafa yöresindeki linyit yataklarının toplam rezervi 3 milyon tondur. Aynı kesimde toplam barit rezervi ise 2,500 ton dolayındadır. Avanos civarında (Kayaharmanı, Topraklı ve Dölek) toplam rezervi 1,800,000 tona ulaşan linyit yatakları ve bir milyon ton jeolojik rezervli mermer (oniks) yatakları mevcuttur. Acıgöl ve Derinkuyu’nun Büyükgüllü ve Bozdağı yörelerinde de nitelikli perlit yatakları bulunmaktadır. Gülşehir’e bağlı Tuzköy yakınlarındaki 50 milyon ton rezervli tuz yataklarının bir bölümü Tekel tarafından işletilmiş, ancak bir süredir üretime ara verilmiştir.

Ayrıca, Nevşehir çevresinde, iyi blok verebilen kesimlerde tüflerden kesme taş şeklinde inşaat malzemesi üretimi yaygındır. Nevşehir’de Barit (Ba), Jeotermal Sahalar (JTM), Kaya Tuzu[Na), Kum-Çakıl(Kcm), Kükürt(S), Perlit (Per), Tuğla-Kiremit(Tgki), Zeolit (Zeo), Linyit (Lin) ve Pomza(Pom) maden yatakları bulunmaktadır. Maden kaynaklarının yatakları ve rezervlerine ilişkin bilgiler şöyledir. Ülkemizde bulunan pomza sahaları içerisinde en iyi kalitede ve en fazla kullanım alanı bulunan (inşaat sektörü dışında) Nevşehir İli pomzalarıdır. Pomza ihracatının büyük bölümü bu bölgeden yapılmaktadır.

Yaban Hayatı:

Kapadokya’nın merkezi olan Nevşehir İli ve çevresinin yeşil, sulak alanlarında yaşayan değişik hayvan türlerinin yanı sıra, çorak ve kurak alanlarda yaşayan ve bulundukları ortamda kendilerini çok iyi gizledikleri için varlıklarını pek göstermeyen hayvanlarda bulunmaktadır. Örneğin, tüf  kayaları arasında yaşayan, yöre halkının “kaya kertişi” adını verdiği Avrupa’nın ikinci büyük kertenkelesi Agama Stellio ve bir gece hayvanı olarak tanınan, aslında çöllerde yaşayan Arap Tavşanı bu bölgeye özgü hayvanlar arasında yer almaktadır.

Barındırdığı böcek ve kelebek türleri bakımından Nevşehir Anadolu’nun en zengin yörelerinden biridir. Araştırmalara göre, Nevşehir kırsalında 100 civarında gündüz kelebeği türü yaşamaktadır. Bölgenin doğasına özgü, dünyada sadece Nevşehir’in kırsal alanında ve Kapadokya Bölgesinde yaşayan “Zygaena Kapadokia” adlı kelebek türü, kelebek kolleksiyoncuları arasında aranılan türlerden biri olarak bilinmektedir.

İklim:

Nevşehir, yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçen tipik bir karasal iklime sahiptir. İlde 1980-1997 yılları arasında yapılan ölçümlerden elde edilen bilgileri göre ortalama sıcaklık değeri 10,6 derecedir. Nevşehir’de don mevsiminin (sıcaklığın sıfır derecenin altına düşmesi) başlangıcı, en erken 24 Eylül, en geç 1 Aralık ve ortalama 26 Ekim olarak tespit edilmiştir. Don mevsiminin bitiş tarihi, en erken 28 Mart, en geç 15 Mayıs ve ortalama olarak da 14 Nisan’dır.

Bitki Örtüsü:

Karasal bir iklime sahip olan Nevşehir’deki hâkim bitki örtüsü, bozkır bitkilerinden oluşmaktadır. Yüzyıllar süren olumsuz insan etkileri sonucu ormanlar yok edilmiş, geniş alanlar bozkıra dönüşmüştür. İlkbaharın getirdiği yağmurlarla yeşeren bozkır bitkileri Haziran’dan itibaren kurumaya yüz tutmaktadır. Bu bitkilerin başlıcaları gevenler, kekik türleri, üzerlik, sığırkuyruğu, çayır otları, greminealar, pürenler, sütleğenler, dikenler, karamuk ve kuşburnu gibi çalımsı bitkilerdir. Genelde dikenli olan bu bitkiler, çeşitli sıvılar salgılamaktadır. Toplam orman alanlarının 582 hektarı baltalık, 43,5 hektarı korudur. Bunlar verimli ve üretime uygun orman alanlarıdır. Geriye kalan 8557 hektar ise bozuk baltalık ormanlardır. Bunların yanı sıra ilin doğal bitki örtüsünü, vadi boylarında görülen söğüt, kavak, ceviz gibi ağaç türleriyle geniş alanlara yayılmış badem, elma, armut gibi ağaç türleri tamamlamaktadır.