Eğer hamaset yapacak olursak ne güzel bir kelime. Eskisi hatta daha eskisi bile güzeldir bu kelimenin. Eskisi muallimdi kökü itibarıyla alimden gelir alim ise daha da güzeldir çünkü Allah’ın isimlerinden biridir ki “zaman ve mekân sınırı olmaksızın küçük büyük, güzlü açık, canlı cansız her şeyi en mükemmel şekilde bilen” manasına gelir. Muallimin kökündeki alimin değeri bundandır. Daha da eskiye gidecek olsak Müderris(profesör) ki onun da kökünde ders veren anlamı vardır. Ders veren kişi de öğretendir doğal olarak.
Öğretmenliğe neden peygamber mesleğidir denir? Çünkü en büyük öğretmenler peygamberlerdir. Onlar ilahi güçten aldıklarını insanlara öğretmekle mükelleftirler. Bu nedenle de kutsaldır.
Öğretmenin görevi sadece öğretmek midir? Elbette hayır. Öğretirken bunu hayata nasıl geçireceğinin ip uçlarını da verir. Bununla da yetinmez başarılı olmanın yollarını ve başarısızlığın da başarının kardeşi olduğunu öğreterek pes etmeden hayata tutunmanın yollarını da verir.
Bu saydıklarım elbette öğretmenlik mesleğine ve ilkelerine sadakatle bağlı olanlar için geçerlidir. Mesleğini sevmeden hasbelkader dahil olanların zaten böyle bir kaygısı olmayacaktır.
Tam da bun noktada ikaz etmem gereken bir durum var ki. Bu mesleğe hasbelkader dahil olanların savsaklama gibi bir lüksü yoktur. Yapmaz demiyorum, elbette savsaklayabilir lakin işin sonunda en büyük günahlardan kula hakkına girmek gibi bir vebali de göze almalıdırlar.
Çünkü kimse – özellikle de öğretmen sıfatına haiz olanlar “dünyanın en saf yaratıkları küçücük ilkokul çocukları karşısında melül melül onlara bakarken “ne yapayım yani alırım maaşımı yatarım” diyecek kadar ruhsuz ve vicdanız olmaz.
Geçmiş dönemlerdeki öğretmenlikle şimdiki arasındaki farkı burada anlatmaya kalksam sanırım sayfalar almaz. İyi veya kötü, başarılı veya başarısız kıyaslaması yapmam da zor. Kimseyi zan altında bırakmak istemem. Lakin toplumun öğretmenlere olan sevgi ve saygısının günümüzde kalmadığı gerçeğini de belirtmek isterim. Bunda katkısı olanların da vebali büyük bunu da belirteyim.
Öğretmenlik mesleğinin temel ilkelerinden biridir toplumda saygın olmak ve saygı- sevgi ilişkisini en üst düzeyde tutmak. Bunu giyim kuşamın da etkisi vardır, davranışın da, bilginin de, ekonomik durumun da.
Şu gerçeği hiçbir zaman göz ardı etmedim etmem de. Öğretmenlerin ekonomik durumu hiçbir zaman doyurucu düzeyde olmadı. Halbuki Cumhuriyet kurulurken Atatürk’e sorarlar. “Paşam Milletvekili maaşları ne kadar olsun” diye. O da “Öğretmen maaşlarını geçmesin” demiştir. Ona rağmen o yıllardan bu yana o denge hiçbir zaman kurulmadı kurulacağını da kimse beklemesin.
Öğretmenler günü dediğimiz zaman dilimi sadece yılda bir gün o da 24 Kasım’da yüksek volümlü ifadelerle kutlanır. Sonra unutulur gider öğretmen ve onun sorunları. Bu kutlanılmaya başladığı 1981 yılından beri böyle. Günü geldiğinde hemen her kesimden “canımız ciğerimiz öğretmenlerimizin gününü kutlarız” ifadeleriyle birlikte özellikle esnaf kesiminden sanki olağanüstü bir şey yapıyorlarmış gibi bilmem ne kadar indirim adıyla kaktırım indirim uygulamasını hayata geçirirler.
O güne kadar kimsenin umurunda olmayan öğretmen nedense o gün herkesin birdenbire aklına geliverir de sosyal medyadan cicili bicili mesajlar gırıla gider.
Oysa öğretmenin istediği şeyler nedir ben size söyleyeyim “özellikle de emekli olanların” en az 25 yıl boyunca emek verdiği binlerce öğrencilerinden bir telefon almak, siyasilerden özlük haklarıyla ilgili çaba, öğrencilerinden saygı. Hepsi bu.
Kaldı ki her sene yaza yaza kalemimde mürekkep kalmadı.
Yahu bu ilin valisi, belediye başkanı, milli eğitim müdürü yılda bir kere yaşayan yaşlı emekli öğretmenlerini toplayıp bir yemekle, bir hediye ile onurlandırsanız ölür müsünüz? İnanın buna ayıracağınız bütçe devede kulak değildir. Onun için bana tasarruf tedbiri masalını da okumayınız.
Her sen olduğu gibi bu sene de sonucunu bile bile vır vır ettik.
Konuyu Atatürk’ün en sevdiğim sözüyle tamamlayayım.
“Öğretmenlik ömür boyu sürecek bir öğrenciliktir.” Bu sözün yeni nesil öğretmenlere düstur olması istemiyle ebediyete intikal eden öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, yaşayan emeklilerimize sağlıklı ve mutlu bir hayat, çalışan kardeşlerime de başarılı yıllar diliyorum.