Avatar photo
Köşe Yazarı

Osman Aytekin

İYİLİK VE GÜZELLİKLERİN TEMELİ

Doğruluk: insanın söz, davranış ve niyet bakımından dürüst ve iyilikten yana olmasıdır.

Doğruluk;insan olmanın gerektirdiği bir yaşantı ve ahlaki bir erdemdir.

Doğru olma hâli: alışverişte dürüstlük, yalandan uzak durmak, komşuya iyi davranmak, güvenilirlik, samimiyet, içtenlik, tutarlılık, affedicilik, adalet, vicdan sahibi olmak, sözünde durmak. Kişinin hem niyetinin hem de dışa yansıyan davranışının uyum içinde olması gerekir.

“Emrolunduğun gibi dostdoğru ol!” (Hud. 11/112) ayeti Allah katında doğruluğu tarif ve emir etmektedir.

Doğruluk her türlü iyilik ve güzelliklerin temelidir. “Doğruluktan ayrılmayın çünkü doğruluk (insanı) iyiliğe, iyilikte cennete götürür.
Fırsat geçtiği anda menfaat yerine adaleti tercih eden, en dürüst ve adaletli, mükemmel kişidir.

DOĞRULUKTAN UZAKLAŞMAK

Bir toplum doğruluktan uzaklaşıldığında; bireyler arasında nefret duygusu, kin, husumet, kıskançlık, iftira, düşmanlık ve tutarsızlık gibi duygular görülür. Bu bakımdan kişi doğru, dürüst olmalıdır. Doğru olan güzel bakar. Kötü zanda bulunmaz. İyi zan besler. Kötü, riyakar, yalancı, düzenbaz, hırsız… kim olursa olsun karşıt olur, mesafeli olur.

KÖTÜLER

Kibirli, bencil, kıskanç, sevgisiz,  yalan söyler, vicdansız, ön yargılı, güce tapar-güçlünün yanında olur, kalp kırmaktan çekinmez, her zaman her işte bahane arar, insanların haklı olabileceği düşüncesine itibar etmezler, konuyu istedikleri yere çekerler, sorunun çözümü değil sorunun bir parçasıdır, dialog kurucu değildirler, kendilerini tek seçenek olduklarını da inandırmak isterler. İyi gün dostudurlar;kendi sorunları her zaman ilk plandadır.

Kötülerin yolu düz ve kısadır;her türlü hırsızlık, sahtekarlık, hile, yalan, her türlü numara, dalevera, aldatma, rol yapma, vicdan sömürüsü bitmek bilmez alışkanlıklarıdır.

İyiliğin önünde alın teri, tutarlılık, yardımseverlik ve hüsn-ü zan olmasına karşılık, kötülerde istismar en önemli kozları arasındadır. Kötülük için hiç çekinmeden her şeyi kullanırlar; çarpıcıdır, yan kesicidir, güvensiz, itimatsızdır. velveleci, lafazandır, ahlaksızdır. Bu yolda gerektiğinde rol dahi yaparlar. Bir gün bir kadın görmüştüm yanık bir sesi vardı. Kendini öyle bir kaptırmıştı ki yüreğimdeki merhamet duygusu bana neredeyse göz yaşı döktürecekti. Kadın dilenciye inandım ve elimi cebime attım. Aynı birkaç saat sonra tanıdık bir zabıta memruyla karşılaştım. O dilenciden söz açtım. Zabıta memuru dedi ki,

“Abi, o kadın sahtekar biridir. Belediyeye götürdük üzerinden bayağı bir miktarda para çıktı.
zaman zaman bu gibi durumlarda ihtiyatlı davranırdım. Zira ya kadının gerçekten ihtiyacı varsa düşüncesi beni genellikle vicdanen rahatsız etmektedir.

Kötülerin önemli özellikleri saflardan, iyi niyetlilerden, dürüstlerden, ahmaklardan, aptallardan geçinirler. Bu gibi durumlarda indsnı iyi etüt etmek, düzmek gerekiyor.

KENDİNİ YETİŞTİRMEK

Kendini iyi yetiştirme yönünde fertler;eğitimli terbiyeli, donanımlı olmalıdırlar.
Aydın insan, okuyan, sorgulayan; bilgi kirliliğine dikkat eder, dedikodulara kulak asmaz, daima gerçeği görmek ister. İnsanlara itiyatlı ve önyargısız yaklaşır. Bilgi ve sevgiyle donanımlı olmayı arzu eder. Ahlaklıdır, feraset sahibidir.
Nitekim iyiliklerin ve güzelliklerin temeli de bu değil midir?